29 Nisan 2018 Pazar

istek parça #27


gece yarısı aklıma düşen şarkının depresifliği *kalp* ben

dr.coffee'den sevgilerle

26 Nisan 2018 Perşembe

distopik dünya #3

selam kütüphane sakinleri bu akşam 4 distopya türündeki kitaptan bahsederek dünyanızı aydınlatmaya geldim demek isterdim ama aydınlanacağımızı pek sanmıyorum.. olsun.. yine de güzel kitaplar..
aslında androidler elektrikli koyun düşler mi? - philip k. dick romanını distopya olarak alsam mı emin değilim.. geleceğe dair karanlık bir evrende geçiyor.. demek ki distopya..
bahsedeceğim kitaplar
1.androidler elektrikli koyun düşler mi? - philip k. dick
2.uyandığında - hillary jordan
3.demir ökçe - jack london
4.damızlık kızın öyküsü - margaret atwood

genel olarak zaten fikriniz olan kitaplar olduğunu düşünüyorum.. o yüzden biraz kısa kısa gideceğim..
öncelikle başta söyleyim sonra tekrarlamak isterim ki hepsini beğenerek okudum.. damızlık kızın öyküsü'nü okumak aylarımı alsa da.

1.androidler elektrikli koyun düşler mi ? 
filminden daha güzel bir kitaptı.. minik puntosuyla başta göz korkutsa da onbeş tatilde okuyabildiğim kitapların ilkiydi.. filmi de güzel ama kitabı daha güzel.. en azından bize anlatılmak istenen ne? onu öğrenmek için.. okurken kendimi hikayeye kaptırdım.. sıkıcıdır diye düşünüyordum ama güzel kitaptı..
şu an hikayenin ne kadarını filmden ne kadarını kitaptan hatırlıyorum ayıramadığım için çok bahsedemeyeceğim..
yılını hatırlamadığım bir gelecekte insanlar dünya'nın içini cinciklediği için mars'a göç etmiş, insanımsı robotlar icat etmiş ama havayı temizleyemişler, hayvanların soyunun tükenmesine engel olamamışlar.. görevi vadesi gelen ve isyankar androidleri yakalamak olan bir görevli de kendine canlı hayvan istiyor.. bunun için aşırı gerçekçi ve aşırı insansı, mars kaçkını son model androidleri yakalaması gerek.. hikaye böyle başlıyor.. güzel güzel devam ediyor.. oralarını siz okuyun.. ben internetten sipariş etmiştim ama belki kütüphanede vardır.. başka philip k. dick kitapları gördüm ama bu kitabı kütüphanede görmedim sanırım.. olmadı alırsınız yada okumak isteyen birine hediye edebilirsiniz çünkü kitap en cici hediyedir :)

2.uyandığında
bence bu kitap için feminist distopya demem yanlış olmaz..
ama kadınla ilgili sorunları yazdığı için feminist distopya diye bir kategoriye indirmem doğru mu bilemedim..
aşırı radikal hristiyan bir amerika'da geçiyor.. asi bir kızımız var.. kürtaj yaptırıyor diye vücudunu kırmızı yapıyorlar.. çünkü yasak.. vakti zamanında kontrolsüzce sevişip birbirlerine gonore bulaştırdıkları için kadınlarda pelvik inflamatuar hastalık gelişiyor ve bunun sonucu olarak da doğum oranları düşüyor.. infertilitenin grip gibi yaygın olduğu bu dönemde kürtaj yaptırmak suç ve yaptıranı da kırmızıya boyuyorlar.. kahramanımız da kırmızı.. orada hikaye akıp gidiyor zaten.. ben okurken beğenmiştim.. distopya sevenlerin de beğeneceğini düşünüyorum.. okuyup beğenirsiniz umarım..



3.demir ökçe
ya bu kitabın bu kadar uzun olduğunu bana söylemediğiniz için esefle kınıyorum sizi.. güzel kitaptı ama uzundu.. bi elli sayfa atsak çok memnun olurdum açıkcası..
biraz da kült, distopyaların atası diye okudum.. sanırım bu kitabı okurken biraz da aöf için kamu maliyesi okuyordum, sonuçta beynim hallaç pamuğuna döndü..
beğendim.. 1984 ile farklı fikirleri savunmalarına rağmen iki kitabı da sevdim ben..
beni biraz yoran bir kitap olduğu için okumanız için çok ısrar etmeyeceğim..

4.damızlık kızın öyküsü
listenin en popi bilinen kitabı sanırım.. hulu tv'den dizisi çıkıyor, 2.sezonu başlayacak.. ben daha ilk sezonunu izleyemedim ama fragmanlardan ve kitaptanfilme blogundaki yazıdan anladığım kadarıyla kitabı daha güzel.. benim okuyup bitirmem aylar sürse de..
kelimenin tam anlamıyla feminist distopya.. ben biraz günümüzden de enstanteler gördüm ama.. yine gelecekteki karanlık amerikanya'da geçiyor.. dizinin fragmanını izleyince konusunu öğrenirsiniz zaten ama kitap daha güzel.. biraz da o yüzden diziyi izlemek için çok ısrarcı olmadım kendime..
dua makinesi var mesela.. çok ilginç bir olay bence.. kitabın kendisi de ilginç ama o kadar ilginçlik arasında dua makinesini anlattı yer benim ilgimi çekti..
sonra Fredininki'nin kankisinin durumu..
okuyunca gelin de konuşuruz kitapla ilgili :)
doğan kitabın kapağını beğenmiyorum ama..
öyle işte..

okuduklarınız varsa yorumlaşalım :P
hepsini sevdiğim için ve çok spoiler vermek istemediğim için, biraz da unuttuğum için kısa kısa yazdım..
bitti, bu kadar..

sağlıkla, umutla ve kitapla kalın!
dr.coffee'den sevgilerle

28 Mart 2018 Çarşamba

güncel olan kitap blogları listesi

selam blog!

kitap senfonisi çok mantıklı bir liste/etkinlik yapmış.
güncel olan kitap blogları listesi

tabiki de blogger tarihinin en güncel en okuyucu kitap blogu olarak en çok ben sevindim bu listeye :P
benden güncel olan varsa gitsin yazılsın yanii :P

saçma şakalar bir yana çok süper hareket olmuş, teşekkürler kitap senfonisi :)

ben de bir gün kitap okursam geleceğim buralara..
malcolmluk'tan kurtulamadım :S

sağlıkla ve umutla kalın!
dr.coffee'den sevgilerle

not: eğer gelip yazıyı görürse kitap senfonisine tavsiyem, etkinliğine bir resim yapması.. blog yazısına baktım ama göremedim.. belki listedekiler gadget olarak sayfalarına ekler falan, hoş olur.

4 Mart 2018 Pazar

istek parça #26


daha ilk kez dinledim ama kadının sesine ba-yıl-dım!
güzelmiş.. birkaç yüz kez dinleyeyim sonra başka şarkısına geçeyim :D

dr.coffee'den sevgilerle!

20 Şubat 2018 Salı

yatak - david whitehouse

selam kütüphane sakinleri!
yüzyıl sonra bir kitap yazısı için daha buradayım :)
ama ne kitap bee.. çok beğendim..
güzeldi..
ben lisedeyken, il kütüphanesinde hep görüyordum yatak kitabını ama "yaa adamın biri 20 yıl yatmışsa ne yapayım" deyip pas geçiyordum..
deep'te yorumunu okuyunca artık sırasının geldiğini anladım, kütüphaneden gidip aldım :)
kitabı 3 haftada okuyamayınca gidip süresini uzattım bir de :)

malcolm.. çok şişko.. okurken kendimden korktum açıkcası..
kitap malcolm'un kardeşi tarafından anlatılıyor, çocukluklarından başlıyor..
bana başta biraz dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu var gibi geldi.. muhtemelen de öyle.. sonra adam 25.yaş gününde bir yatağa girdi ve bir daha kalkmadı.. "tuvaletin de mi gelmedi bre pis herif " tarzı sorular sordum ama cevap alamadım pek..
annesi de nasıl çilekeş bir kadındır.. yıllarca baktı oğluna, gıkı çıkmadı..
malcolm bey 25 yaşına girince "evlen, çocuk yap, çalış, emekli ol ve öl. böyle hayat mı olur bee" triplerine giriyor biraz.. yani insanların standart yaşamlarına eleştirel yaklaştığı için yeraltı edebiyatı bile sayılabilir.. sadece uyuşturucu yok..araya biraz morfin falan katsaymış yazar, ayrıntı yayınlarından çıkardı kitap muhtemelen :)


yazarın malcolm için yaptığı betimlemeler çok canlıydı, kendimi tlc'de ağır yaşamlar izliyor gibi hissettim.. bir de gün boyu yiyip yiyip gece yatmadan okuyunca üzüldüm biraz..
güzel aile dram filmi çıkar bu kitaptan.. holywood bunu bi düşünsün..

okumanızı öneririm.. ergenlik yaşlarında gidecek bir kitap değil ama benim gibi ununu eleyip eleğini asmış, piyasadaki bir çok aksiyonlu kitapla temasta bulunmuşsanız 20'nizden sonra gayet rahat okunabiliyor :)
anlatılacak çok bir şey de yok.. dram gibi ama hüngür hüngür ağlatan cinsten değil.. sakin bir kitap..

hediye falan olarak vermeyin kimseye.. arkadaşlarımdan biri bana 20 yıl boyunca yatıp 600+ kilo almış bir karakteri içeren roman hediye etselerdi ben bir oturup üzülürdüm :P


benim diyeceklerim bu kadar, okuyan varsa yorum atsın, postun altı zenginleşsin :D günler haftalar sonra dönüp okuyorum blog yazılarımı çünkü :D
on üzerinden 7'lik bir kitaptı, o da obezite puanı kırdım :)
sağlıkla, umutla ve kitapla kalın!
_dr.coffee'den sevgilerle
not: demin kitabı incelerken fark ettim, arka kapağın içine konulan ayraçta yazarın resmi var ve adam gayet fit duruyor.. "böyle betimleme yapmayı nereden öğrendin" diye sorabilsek keşke :D


15 Şubat 2018 Perşembe

istek parça #25


seviyoruz anadolu rack' :)
sağlıkla, umutlu ve kitapla kalın!
dr.coffee'den sevgilerle
diğer blogum : 2numaralı

5 Ocak 2018 Cuma

Alıntı : damızlık kızın öyküsü - margaret atwood


"Anneme kimi bakımlardan hayrandım, ilişkimiz hiç kolay olmasa bile. Benden çok şey beklediğini hissederdim. Benden yaşamını ve yaptığı seçimleri haklı çıkartmamı bekliyordu. Hayatımı onun şartlarına göre yaşamak istemiyordum."